DEPREME GÖRE YAPILAR NASIL OLMALIDIR?

      İnşaat sektörü birçok sektör gibi çok yönlü alanlara hitap eder. Hastane, köprü, okul, konut… uzayan bir listeyle karşımıza çıkmaktadır. İnşaat sektörü demek insan sağlığını etkileyen en birincil uzmanlık alanı gerektiren sektör demektir. Özellikle son dönemlerde çok üzücü olay başımızdan geçmiştir ve bu olay sonucunda öncelikle TÜM TÜRKİYE’YE GEÇMİŞ OLSUN dileklerimizi en içten duygularımızla sunarız.

   Asıl konumuza geldiğimizde; bu üzücü olay sonucunda kafa karıştıran birçok konular olduğu görülmektedir. Binalarım sağlam mı, olası bir deprem için hangi yöntemler uygulandı, hangi sınıf beton sağlam, hangi tür temel kullanılmalı vs. gibi birçok sorunlar ve bu sorunları nasıl daha iyi anlarım gibi konular çok araştırıldığını varsaydığımız ve bu konuda sizlere de TUSA İNŞAAT olarak kısa bir bilgi vermek istedik.

 Öncelikle deprem bölgelerinden ve bu deprem bölgelerine göre hangi tür malzeme temel, demir, beton kullanılır onlardan bahsedelim. Sonrasında da bu konuları biraz açarak ilerleyelim.

 

  TÜRKİYE DE DEPREM HARİTASI

 Depremler 1., 2., 3., 4. Ve 5. Derece deprem bölgesi olarak ayrılmıştır. Bu sayılarda risk, sayı arttıkça deprem riski azalıyor demektir. Harita da görüldüğü üzere de Eskişehir 2. Derece deprem bölgesidir. Bu demek oluyor ki deprem riskinin yüksek olduğu bir bölgede yaşamaktayız. O zaman Eskişehir de bu riskleri en aza indirecek hangi yöntemler kullanılmalıdır ve hangi malzeme hangi yapılarda kullanılır gibi soruları iyi bilmek gerekmektedir.

 

   NORMAL YAPI / YÜKSEK YAPI / GÖKDELEN

1-12 Kat (yükseklik 3 – 36 m): Normal yapı

13-25 Kat (yükseklik 36-75 m): Yüksek yapı

25- Kat (yükseklik 75m’den fazla): Gökdelen

 

 Yüksek yapılar yapılırken her zaman ağırlık dezavantajdır. Bu demektir ki betonarme+çelik kullanılmalı ya da çelik konstrüksiyon tek başına kullanılmalıdır. Çelik yapılar çok yüksek yapılsalar da depremden etkilenmezler. Deprem esnasında beşik gibi sallanırlar ve ne kadar yüksekse o kadar fazla sallanır fakat yıkılmadan bina sağlam kalabilmektedir. Yapım olarak betonarmeden maliyetli olması sebebiyle ve yangına dayanıksızlığından dolayı Türkiye de sadece fabrika gibi alanlar da kullanılmaktadır.

   Ahşap yapılar ise depreme en dayanıklı yapı olarak görülmektedir, 17 Ağustos 1999 depreminden sonra bu görüş Ülkemizde hızla yayılmıştır. Fakat malzemenin az olması ve bazı dezavantajlarından dolayı yapılamamaktadır. Dezavantajı ise yangına ve şiddetli rüzgara dayanıklı değillerdir. Ayrıca yüksek yapılar da yapılamamaktadır. Yangına dayanıklığı ise çelik yapılardan daha iyi olduğu da söylenebilir. Çelik sistemde yangın esnasında akma yaşanır, ahşap yapılarda kenarlardan yanıp ortaya doğru ilerler.

    Betonarme yapılar ise kendi içerisinde ayrılmaktadır. Kolon, kiriş ve döşemenin bir arada kullanıldığı salt çerçeveli sistem ile perde, kiriş, kolon ve döşemenin kullanıldığı karma sistem konutlarda sıkça gördüğümüz sistemlerdir. Birde perde ve döşemenin kullanıldığı kolon sisteminin olmadığı salt perdeli sistem vardır. Daha çok yüksek katlı ve aciliyeti olan binalarda tercih edilmektedir. Betonarme yapıların en büyük avantajı istenilen şeklin verilebilmesidir. Yerel imkanlarla üretilebildiği için ekonomiktir. Uzun ömürlü ve yangına dayanımı yüksektir. Su, rutubet ve asitli ortamlara karşı da dayanıklıdır. Demirlerin, donatıların, perde ve kolonların dağılımlarının yanı sıra beton sınıfları da önemlidir.

 ** 1-2 katlı basit yapılarda C20, 3-5 katlı yapılarda C25-C30, 6-15 katlı yapılarda C30-C35, daha yüksek yapılarda C35-C60 ve üstü beton sınıfı kullanılmalıdır. Buna kararı inşaat mühendisleri zemin durumuna göre ve TS standartlarına göre karar vermelidir. 

 

  DEPREM DERECESİNE GÖRE TEMEL ÇEŞİTLERİ

  Temel, bir yapının tüm yüklerini alan ve bunları zemine ileten yapı elemanıdır. Temellerde dikkat edilmesi gereken noktalardan biri sağlam bir zemine oturup oturmadığıdır. Zemin sağlam değilse ya da iki farklı zemin olduğu görüldüyse ona göre zemin iyileştirmeler ve dilatasyon derzi ile ayrılarak bir temel yapılmalıdır. Aksi halde olası bir depremde temel ne kadar iyi olursa olsun zemin kötü ise binanın yıkılması olasıdır.   

    Temellere baktığımızda Yüzeysel temeller ve Derin temeller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

 

YÜZEYSEL TEMELLERDERİN TEMELLER
DUVAR ALTI TEMELLER    AYAK TEMELLER
TEKİL TEMEL   KAZIK TEMELLER
MÜTEMADİ (SÜREKLİ)TEMEL       
RADYE TEMEL 
DOLGU TEMEL   

 

       Temellerde üst katta uygulanacak malzeme ne olursa olsun, temel mutlaka betonarme olmak zorundadır. Yapıdan gelen yüklerin temele dik aktarılması ve zemine homojen dağılması sağlanmalıdır. Temeller bulundukları şekle istinaden bu isimleri almışlardır. Uygulama olarak hangi bölgelerde ne kullanılacağına özel hesaplamalar sonucunda karar verilir. Genel olarak bakıldığında Yüzeysel Temellerin yetemediği yerlerde Derin Temellere başvurulmalıdır. Günümüz de bakıldığında özellikle konutlarda Mütemadi ve Radye Temel sık kullanılmaktadır. 

 Tekil Temel kolonların altında ayrı ayrı olarak düzenlenen pabuçlardan ibarettir. Mütemadi temel ise Tekil Temeller de yüklerin fazla olması halinde tek yöne yada iki yöne uzatlarak sürekli duruma getirilen sistemdir.  Radye Temel, yükleri homojen dağıtır ve yapının zemine oturduğu yüzeyi bir döşeme gibi boydan boya kaplayan temel sistemi olarak tanımlanır. Radye temelin yetersiz kaldığı zeminlerde ise artık Derin Temellere başvurulmak zorundadır. 

  Sağlamlık açısından bakıldığında Radye Temel Mütemadi Temele göre daha sağlam bir temel türüdür. Fakat uygulanacak bölgenin deprem derecesi ve zemin durumuna göre mühendisler hangi temel biçiminin uygulanacağına, üst katlarda kullandığı yapı elemanlarına kadar düşünerek karar vermektedir. Özetle yeterli hesaplamalar sonucunda mühendis yönetmeliği baz alarak karar verir ve uygulanır. 

 

    DEPREM AÇISINDAN SİSMİK İZOLATÖR KULLANIMI

  Sismik izolasyon; temel ve üstyapı arasına, yatay esnekliği yüksek, izolatör olarak da bilinen, kauçuk veya kayıcı yalıtım birimleri yerleştirilerek elde edilen bir sistemdir. Bu sayede yapının yatayda salınım periyodu artarak, esnek hale gelir. Böylece depremin yüksek ivmesini sönümlüyor, ivmesini azaltıyorlar.

  Sismik izolatörler kullanımı ve uygulanması zemin türlerine, kullanılacak kolon ebatlarına ve binadaki açıklıklara göre karar verilen bir sistemdir. Mühendisler çok ince hesaplamalar yaparak o yapıya uygunluğuna karar vermektedir. İthal edilen ve ithal edildiği için maliyetli olan bir sistemdir. Özetle baktığımızda doğru yapıya doğru hesaplamalarla uygulanırsa bir mühendislik harikasıdır.

   Sismik izolatörler özellikle Avm, hastane gibi çok açıklıkların geçtiği ve yumuşak zeminlerde uygulanması gereken bir sistemdir. Sismik izolatör kesinlikle sert zeminlerde uygulanamaz. Sismik izolatörlerin her yıl periyodik bakımları yapılmak zorundadır. Olası bir bakımının yapılmaması durumunda faydadan çok zararın dokunacağı bir sistemdir. Konutlarda kullanılmamasının sebepleri de çok açıklıklı alanların olmaması, kolon ebatlarının min 1.00 x 1.00 istenmesi ve her yıl periyodik bakımlarının maliyetli olması sebebiyle site yönetimi ve daire sahiplerinin yaptıramayacağı ön görülerek tavsiye edilmez. Çünkü periyodik bakımlarının yaptırılmaması durumunda normal şartlarda uygulanan temel, kolon sisteminden çok fazla risk uyandırdığı aşikardır.

DEPREME GÖRE YAPILAR NASIL OLMALIDIR?
WhatsApp Destek Hattı